Cinsiyet olsun ırk olsun eşitlenmeye başladık (!??!)
Allahtan bu cümle bana ait değil. Tamam, kabindeyken benim de ağzımdan inciler çıkıyor zaman zaman. Hatta bu inciler için ayrı bölüm bile yaptık blogda. Ancak, damarlarımda dolaşan yüksek miktarda kimyasal madde veya başıma dayalı bir silah yoksa bu derecede saçmalayacağımı sanmıyorum. Peki, bu cümle nereden çıktı o zaman?
Kuşumla oynarken (gerçekten muhabbet kuşum var, o senin fesatlığın), bir yandan da televizyon seyredeyim dedim yaklaşık bir saat önce. TRT 2, Günün Konusu programı. Soldaki bey Güney Afrika Cumhuriyeti Bayındırlık Bakanı Geoff Doidge. Anayasa değişikliği, sivil anayasa meselesi ele alınacak ama bir türlü alınamıyor çünkü teknik bir sıkıntı var. Yayına verilmemesi gerektiği halde spiker ablamın konuşmasının çevirisini duyuyoruz. Konuk bakan da haliyle boyuna ”bana ses gelmiyo, valla gelmiyo” gibilerinden jest ve mimikler içerisinde. Ablam yılların deneyimini konuşturuyor, lafı eviriyor çeviriyor, yok buralara nasıl geldik bir de ona bakalım gibisinden taklalar atıyor ama sıkıntı giderilemeyince reklama girmek durumunda kalıyorlar. Olabilir, teknik sıkıntıdır, canlı yayındır vs.
Neyse ki reklam sonrası sorun giderilmiş, konuya giriliyor sonunda. Çevirmen abimiz başlıyor bombalara…
- Nelson Mandela’nın tahliyesi (adi suçlu mu bu annem? baklava mı çalmış da girmiş içeri?)
- politik parti (eh hadi, daha iyisi siyasi parti tabi ki)
- kamuoyuna çıktığımız zaman şunu gördük (wtf?? stabilize yoldan çevre yoluna mı çıkıyosun?)
- böyle bir sonuca çıktı (e tamam işte, 2. sağdan gir hemen önüne çıkarsın demişlerdi zaten)
- seçim sisteminin değişikliğe uğraması gerekiyordu (mutasyon mu geçirsin kendisi? bakteriyel bi durum mu yani? hani adam milletvekiliymiş ya zamanında, bi ihtimal kendisi yer almıştır o süreçte!)
- bu, bütün partiler için iyiydi (ohh, sırtıma çok iyi geldi vallahi bu yeni anayasa)
- anayasanın en son çıkışı (valla abi bize gelişi böyle bunların)
- anayasaya kamu dilini, hukuk dilini koymadık (sonra bulamıyoruz nereye koyduğumuzu)
- bizim projeksiyonlarımıza göre (sizin LCD’lerinize göre)
- VE yazımıza ismini veren: cinsiyet olsun, ırk olsun eşitlenmeye başladık (ben biraz ibneleştim, bayan arkadaşlar da hafif kıllandılar, renk falan değiştirdiler)
Anlam kaymalarından, atlamalardan, düpedüz yanlış (misal 1994 seçimlerine 1999 seçimleri demek) kısımlardan bahsetmiyorum bile. Genel anlamıyla vasat bile denemez bence bu performansa. Abiye bu kadar yüklendim ama kimin nesidir hiç bilmiyorum. Kişisel bir kasıt söz konusu değil yani.
Simultane çeviri, konferans çevirmenliği nedir bilmeyenlerinize küçük bir not: Sizi o kabine koysalar, büyük çoğunluğunuz adınızı söyleyemezsiniz!
Gelgelelim, elleri olmayanı da doktor yapmazlar. Bu performans, ders esnasında bir öğrenciden çıkabilir belki ama devlet televizyonu TRT’nin bu işi daha profesyonelce yapması gerekmez mi?





Kim ne demiş?