Arşiv

Posts Tagged ‘TRT 2’

Cinsiyet olsun ırk olsun eşitlenmeye başladık (!??!)

Nisan 9, 2009 4 yorum

geoff doidge

Allahtan bu cümle bana ait değil. Tamam, kabindeyken benim de ağzımdan inciler çıkıyor zaman zaman. Hatta bu inciler için ayrı bölüm bile yaptık blogda. Ancak, damarlarımda dolaşan yüksek miktarda kimyasal madde veya başıma dayalı bir silah yoksa bu derecede saçmalayacağımı sanmıyorum. Peki, bu cümle nereden çıktı o zaman?

Kuşumla oynarken (gerçekten muhabbet kuşum var, o senin fesatlığın), bir yandan da televizyon seyredeyim dedim yaklaşık bir saat önce. TRT 2, Günün Konusu programı. Soldaki bey Güney Afrika Cumhuriyeti Bayındırlık Bakanı Geoff Doidge. Anayasa değişikliği, sivil anayasa meselesi ele alınacak ama bir türlü alınamıyor çünkü teknik bir sıkıntı var. Yayına verilmemesi gerektiği halde spiker ablamın konuşmasının çevirisini duyuyoruz. Konuk bakan da haliyle boyuna ”bana ses gelmiyo, valla gelmiyo” gibilerinden jest ve mimikler içerisinde. Ablam yılların deneyimini konuşturuyor, lafı eviriyor çeviriyor, yok buralara nasıl geldik bir de ona bakalım gibisinden taklalar atıyor ama sıkıntı giderilemeyince reklama girmek durumunda kalıyorlar. Olabilir, teknik sıkıntıdır, canlı yayındır vs.

Neyse ki reklam sonrası sorun giderilmiş, konuya giriliyor sonunda. Çevirmen abimiz başlıyor bombalara…

  • Nelson Mandela’nın tahliyesi (adi suçlu mu bu annem? baklava mı çalmış da girmiş içeri?)
  • politik parti (eh hadi, daha iyisi siyasi parti tabi ki)
  • kamuoyuna çıktığımız zaman şunu gördük (wtf?? stabilize yoldan çevre yoluna mı çıkıyosun?)
  • böyle bir sonuca çıktı (e tamam işte, 2. sağdan gir hemen önüne çıkarsın demişlerdi zaten)
  • seçim sisteminin değişikliğe uğraması gerekiyordu (mutasyon mu geçirsin kendisi? bakteriyel bi durum mu yani? hani adam milletvekiliymiş ya zamanında, bi ihtimal kendisi yer almıştır o süreçte!)
  • bu, bütün partiler için iyiydi (ohh, sırtıma çok iyi geldi vallahi bu yeni anayasa)
  • anayasanın en son çıkışı (valla abi bize gelişi böyle bunların)
  • anayasaya kamu dilini, hukuk dilini koymadık (sonra bulamıyoruz nereye koyduğumuzu)
  • bizim projeksiyonlarımıza göre (sizin LCD’lerinize göre)
  • VE yazımıza ismini veren: cinsiyet olsun, ırk olsun eşitlenmeye başladık (ben biraz ibneleştim, bayan arkadaşlar da hafif kıllandılar, renk falan değiştirdiler)

Anlam kaymalarından, atlamalardan, düpedüz yanlış (misal 1994 seçimlerine 1999 seçimleri demek) kısımlardan bahsetmiyorum bile. Genel anlamıyla vasat bile denemez bence bu performansa. Abiye bu kadar yüklendim ama kimin nesidir hiç bilmiyorum. Kişisel bir kasıt söz konusu değil yani.

Simultane çeviri, konferans çevirmenliği nedir bilmeyenlerinize küçük bir not: Sizi o kabine koysalar, büyük çoğunluğunuz adınızı söyleyemezsiniz!

Gelgelelim, elleri olmayanı da doktor yapmazlar. Bu performans, ders esnasında bir öğrenciden çıkabilir belki ama devlet televizyonu TRT’nin bu işi daha profesyonelce yapması gerekmez mi?

Vizesiz AB (?)

Mart 30, 2009 1 yorum

schengen-visa

Genelde çok nariden televizyon izlesem de dün akşam ziyan miktarda seçim muhabbeti izledikten, bir sürü abidik gubidik oy grafiğine saatlerce baktıktan sonra bugün hiç televizyon izlemesem herhalde birtakım yan etkileri olurdu. Yavaş yavaş bıraksam daha iyi diye düşündüm. İyi de etmişim zira yazacak malzeme çıktı.

TRT 2′de yayınlanan ve bugüne kadar, nedense, Almanya’da parayı kıran, yok Fransa’da kültürel yaşama katkıda bulunan, ne bileyim Danimarka’da yerel yönetimlerde görev yapan Türkleri falan ele aldığını düşündüğüm Avrupa Vizyonu isimli programa takıldı gözüm. Her halde bugüne kadar adam gibi izlememişim ben bu programı. Ya da bugün bi acayiplik vardı. Konu ilginçti, görüş belirtmek üzere programa katılan insanlar konularına hakimdiler ve gayet anlaşılır, net açıklamalarda bulundular.

Bildiğiniz üzere Avrupa Topluluğu Adalet Divanı (ATAD) 19 Şubat 2009 tarihinde, işleri gereği sürekli Almanya’ya gitmek durumunda olan 2 Türk tır şöförüne vize uygulanmasının haksız olduğuna karar vermişti (utanma bilmiyoduysan, tarihine ben de şimdi baktım). Habercilik anlayışı sağdan soldan iki fotoğraf bulup, altlarına kafalarına göre yorum yazmaktan ibaret olan mal medya da bunu ”AB’ye vizesiz giriş dönemi!” benzeri başlıklarla duyurmuştu. Tahmin edebileceğiniz gibi, 20 Şubat sabahı Edirne’den kapıyı zorlasaydınız üçün birini alırdınız. Bulgar askerlerinin ponponlarını görürdünüz en fazla, ne Eiffel’i?

Peki ATAD’ın bu kararının hukuki dayanığı nedir? 1 Ocak 1973′te yürürlüğe giren Katma Protokol’ün 41 maddesinin 1. fıkrası. O ne diyecek olursan, Türkiye ve Avrupa topluluğu arasında 1963′te imzalanan Ankara Anlaşması’yla başlayan belgeler furyasının bir parçası derim. Çok kısa belirtmek gerekirse, söz konusu fıkra, AB ülkelerine hizmet vermek amacıyla giden Türk vatandaşlarına yeni kısıtlamalar getirilmesini engelliyor. Yukarıda verdiğim linkteki İktisadi Kalkınma Vakfı açıklamasını kaleme alan Ahmet Burak Bilgin meseleyi gayet ayrıntılı olarak açıklamış. Kendisi yaklaşık yarım saat önce TRT 2′deki Avrupa Vizyonu’na da bağlandı ve aynı meseleyi ele aldı.

Peki şimdi ne olacak? Henüz birşey olduğu yok. Adalet Divanı’nın kararı sadece 2 tır şöförünü ilgilendiriyor. Ancak örnek teşkil etmesi bakımından tabi ki önemli. Bundan sonra ise, Bilgin’in belirttiği gibi sivil toplum seviyesinde örgütlenmeler, bireysel başvurular ve diplomatik çabalarla vizesiz seyahat rahatlığının çok daha fazla sayıda Türk vatandaşını kapsayacak şekilde genişletilmesi mümkün olabilir. Bu nokta da AB Komisyonu’nun da devreye girerek, meseleyi yorumlaması gerekirmiş, öyle dedi Bilgin bey :) Komisyon’da çalışan arkadaşlarımız belki yorum yapmak isterler? :)

Yalnız, herhalde ben yanlış anladım ama, programa katılan Ahmet Burak Bilgin, vizesiz seyahat edilmesine izin vermeyen havayolu şirketlerine ve sınırdan sizi içeri almayan sınır polisine karşı dava açılmasından bahsetti. Şimdi ben gidip Lufthansa’ya, Yunan sınır polisine karşı dava açsam kazanma ihtimalim nedir ki? Abuk geldi bir miktar. Bir bilen varsa buyursun.

eu-enlargement

Velhasıl, şu anda Avrupalı uluslarla kaynaşayım, el ele verelim kardeşlik türküleri söyleyelim gibi bir durum maalesef yok ama diplomatik olarak da tırmalarsak belki olur birşeyler… (Amin)

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.