Arşiv

Posts Tagged ‘la bebe’

Garip düşünceler

Mart 24, 2009 2 yorum

OECDkabin

Nitekim yine ilginç bir gün oldu. Çok acayip işler yaptım, abuk sabuk yerlere gittim diye değil de gayet normal sayılabilecek işler güçler esnasında aklıma yine garip garip şeyler geldiği için. Nası çağrışım bunlar anlamadım lan. Elektrik sinyali dediğin de en nihayetinde beyinde kurulu bi düzeni takip etmek zorunda olan bi emir kulu. Artık nası bi yapı varsa içerde. Bilemedim.

Velhasıl, günümüz OECD Ankara’da vergi modeli oluşturma, vergi tabanları ve bilimum bayık iktisat ve muhasabe hödösü konulu bir toplantı/eğitimle başladı. Diyeceksin ne işin var, sen anlamazsın bunlardan. Doğru anlamam, zerre anlamazdım hatta da sanki artık az buçuk bişeyler kaldı gibi kafada. Misal bi malın KDV açısından muaf ve zero-rated olabilmesine bir mana verebilmeye başladım. Aynı şey değil mi nan onlar? demez oldum.

Haa, bi daha diyeceksin naptın sen orda? Efenim, yukarıdaki fotoğraf belki çok açıklayıcı olmadı. Doğrudur. Durum şu; orası bir simultane çeviri kabini, az sağ cenahta kalan fındıklı bitter çikolata muhafazası (!), o el de bendenize ait değil (çok şükür). Bu mesleği öğrenen genç çekirge olarak senseileri takip ediyoruz. Teşbihe sadık kalmak gerekirse, bu senseiler ne zaman adam dövmeye, yok saray basmaya, kılıç mılıç çalışmaya gitseler biz de mümkün mertebe gidiyoruz peşlerinden ki görelim bakalım nasıl tutulur kılıç, nasıl zopalanır imparatorun muhafızları vs. En nihayetinde gittik. İzledik, dinledik, notlar aldık, az buçuk bişeyler öğrendik, bi yandan da konuşmacılara sinir olduk, Çek amcamın ”taxable” kelimesini düzgün telaffuz edemeyişine takıldık, içimizden dedik ki ”nan, ne sıkıcı olm bu toplantı? para verseler yapar mıyım acep çevirisini?”. Sonra aklımız başımıza geldi, bu sefer dedik ki ”heralde lan, parası şahane” (wordpress’in bekar bayanlarına selam ederim).

Neyse kazasız belasız atlattık, yemeğimizi yedik. Senseilere teşekkür ettik, selamımızı verdik ve olay mahalinden ayrıldık. Sonra noldu? 3 saat kadar siyah lastik bi topu duvara vurduk boyuna. Biz vurduk o utanmadan sıkılmadan geri sekti. Yok ters bi yere düştü, bu sefer vuramadık. Olsun sövmedik, aldık yerden, bi daha bi daha vurduk. Belimiz, bacağımız, kolumuz, her biyerimiz ağrıdı. Hoca gazladı, aferin maferin. O da bitti mi sana?

Günü kapattık diye düşünürken çok acayip bişey daha gördüm ben. Bi tane Mercedes, güzel de hani. Işıklar mışıklar yanıyo. Farlar açılmış. Baktık ki sahibi ağırdan yanaşıyor arabaya doğru. O ne acayip şey lan? Arabanın bi tutup da Star Wars müziği çalmadığı kaldı. Karşılamaya bak. Dedik ki, paradan haber vericekmişiz, o halükarda arabamız selam bile dururmuş. Sonra bi daha baktık, amcam arabaya zar zor bindi. Bu sefer ne dedik? Sağlık yok lan adamda, Mercedese binse kaç yazar? En son züğürt felsefesine son verdik de, güldük falan epey.

Gelirken yoldaki dallamalar da yapmasın mı sana enfes bi çağrışım daha? Yapsınlar elbet. Tespit: Ankara’da ne kadar çok maganda var yahu? Yok yani, gerçekten sayıları kaç bunların? Ona göre yani. En ölümcülü de ”la bebe!” mottosuna sahip olan cinsi. Bazen diyorum gideyim Sıhhiye’ye, salayım önden hanım bir arkadaşı, 10 adım gerisinden ben takip edeyim. İlk laf atanın üstüne çullanayım, bir iki vurayım ama yaralamayayım, sonra çağırayım bir polis, tacizden içeri alsınlar. Elime ne geçicek? Bi anlık fiziksel rahatlama? Onunla yırtsam iyi. Sürü halinde geziyo genelde bunlar ya, zopa yemek de var işin ucunda.

Hadi bu plandan da vazgeçtim. Yat, uyu, kafa resetlesin.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.